Çiçekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çiçekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mart 2012 Cumartesi

MUKADDİME


Zannetme ki güldür, ne de lâle
Âteş doludur, tutma yanarsın
Karşında şu gülgûn piyâle...

İçmişti Fuzuli bu alevden,
Düşmüştü bu iksir ile Mecnûn
Şi'rin sana anlattığı hâle...

Yanmakta bu sagârdan içenler,
Doldurmuş onunçün şeb-i aşkı
Baştanbaşa efgân ile nâle...

Âteş doludur, tutma yanarsın
Karşında şu gülgûn piyâle!..

Ahmet HAŞİM

Fotoğraf: Antalya/12

2 Şubat 2011 Çarşamba

YAZIT

............
sen ey dirim sabahları, yoksul kuşluk
sarımsak kokulu sokaklardan geçtik
kalktı korulardan yüzlerce üveyik

sen ey serzenişleri derin eski sevgili
eski ırmakları geçtik
kucağımızda bir güzel geyik

sen ey yüzyıldan arta kalan üzgün güzellik
sulara düşen nergis, gül ilahisi
kırık dökük ömrümüzü taşa işledik


Ahmet ADA

Fotoğraf: Ankara/11

11 Nisan 2010 Pazar

İNTİHAR

Sen tam tabancayı
Şakağına dayamışsın;
Kapı açılıveriyor
Ve üstündekileri
Bir bir fırlatıp atan
Bir leylak sesi...

Cemal SÜREYA

Fotoğraf: Antalya/10

29 Mart 2010 Pazartesi

BİR ODA, BİR SAAT SESİ

Bir oda, içinde bir saat sesi
Hayatın sırtımdan giden pençesi,
Ve beni maziye götüren bir el,
Eski günlerimiz, sessiz ve güzel...
Bulduğum kayıplar, her günkü yerin,
İşte konsol, ayna, köşe minderin,
Seccaden, tesbihin, namaz başörtün.
Bir şey değişmemiş, sanki daha dün.
Yine ortancalar altı camının,
Dışarda sükûnu yaz akşamının,
Bahçemiz sulanmış, ıslak her çiçek.
Kapı çalınacak, babam gelecek...

Ziya Osman SABA

Fotoğraf: Saat Çiçeği/İzmir 07

22 Mart 2010 Pazartesi

DURAK

"..........................
Kiminin elinde çanta var, kiminde çiçek;
Beyaz, sarı, kırmızı, yeşil.
Bir durakta bekliyorum,
Beni de alıp götürecek,
Beni de alıp götürecek,
Bir yere bırakacak
Umut arabasının
Durmasını,
Beni de almasını.

Üstüm başım toz-toprak,
Gözüm-gönlüm tüm çiçek,
Beyaz, sarı, kırmızı, yeşil.
Onu düşünüyorum;
Kimseden saklanacak gibi değil."

Özdemir ASAF

Fotoğraf: Ankara/10

3 Mart 2010 Çarşamba

LALE


Sen lalenin Nevruz'da yaptığı gibi
Fırsatın olursa eğer
Lale yanaklı bir dilberle
Beraber ol.
Kadehi eline al,
Sevinç ile şarap iç.
Zira hayat;
Bir rüzgar darbesi gibi
Mavi göğün altında
Seni altına alıp
Eziverir ansızın.

Ömer HAYYAM

Fotoğraf: Antalya 08

17 Ocak 2010 Pazar

ISLANMIŞSIN


Gir içeri sevdiğim, ıslanmışsın
Gidenleri yolcu etmiş
Kendini yarılamışsın
Saatin bu yüzden mi durdu
Bunun için mi
Katmerli güller içinde
Bir diken gibi yalnızsın

..............

Gir içeri sevdiğim, ıslanmışsın
Seni kucaklayıp yatırayım
Bir bardak tarçınlı ıhlamur, ballı
Kurutulmuş elmayla
İyi gelir
Yürek algınlığına
Sonra da uyumalısın
Kapattım kapıyı.


Özer ARABUL


Fotoğraf: Afyon 07

23 Kasım 2009 Pazartesi

DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİNİ DİYORUM


"........
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden,
Ne güller fışkırır çilelerimden,
Kandır, hayattır, emektir benim güllerim,
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kopdağına göçen,
Yörükler yaylasında Toroslarda eğleşen,
Muş ovasından, Ağrı eteğinden,
Gücenmesin bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.

.........."

Ceyhun Atıf KANSU

Tüm öğretmenlere sevgi ve minnetle...

9 Kasım 2009 Pazartesi

KASIMPATI

Kasımpatı, seni çok düşünmüştüm dalımdayken
kuşların uykusuna dağılan yaprakları
bir gün ayılacak olmanın korkusunu,
ayrılacak olmanın, bunu bir de
o piyanonun sesini nasıl unuturum, yakamda eylül
uğultu yağmurları, yangın tarihleri ezberlemiş adamları
solduğum tarifelerde beni bul, yakamda eylül
celplerde adım geçmiyor, aşk mektuplarında
tutanaklarda, davetiyelerde... rüzgârda adım geçmiyor
fotoğraflarda yaşlanıyorn annem, babam nerde
nerde ayıldıydım, uyandığım nerde, ilk ses kimden geldi
kim uydu suya akıp giderek dupduru en önce
bunu bir de
..........

Onur CAYMAZ

YABAN GÜLÜ


".....
Böyle sığ hayallerle oyalanmak yerine
Kısacık bir zaman olmalıydı elimde
Turfanda meyva gibi bir zaman
Yollar yollar kateden tadı ve ekşiliği
Geçerek erguvanların dönemecinden
Leylakların dörtyol ağzından
Yapıştırıncaya dek beni dudaklarına
Acının dudaklarına ve geçmişin
Bir yaban gülü yaprağı gibi beni
Ama ne gezer.
....."

Edip Cansever/Ben Ruhi Bey Nasılım?