Doğa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Şubat 2012 Çarşamba
KENDİNE BENİM İÇİN BİR GÜL VER
"..............
bak, yıllarım sırılsıklam yağmurlar giymiş
günlerin avlusuna yeni yeni çocuklar inmiş
dağlar için, sular için bana bir gül ver
avuttuğum düşler için bana bir gül ver
bir gül
pusulasız gemiler, sökülmüş günler için...
ben bütün yeşillerimi inatçı ayazlara çaldırdım
sen kendinin ellerinden tut
ve kendine benim için bir gül ver..."
Yılmaz ODABAŞI
Fotoğraf: Antalya/12
27 Ocak 2012 Cuma
KARANFİL SOKAĞI
".................
Duvarları katı sabır taşından
Kar altındadır varoşlar,
Hasretim nazlıdır Ankara.
Dumanlı havayı kurt sevsin
Asfalttan yürüsün Aralık,
Sevmem, netameli aydır.
Bir başka ama bilemem
Bir kaçıncı bahara kalmıştır vuslat
Kalbim, bu zulümlü sevda,
Kar altındadır.
..............."
Ahmed ARİF
Fotoğraf: Ankara 12
22 Ocak 2012 Pazar
İNANALIM SOĞUK MEVSİMİN BAŞLANGICINA
"........... belki de gerçek o iki genç eldi, o iki genç el
durmadan yağan karın altında gömülmüş olan
ve bir dahaki yıl, bahar
pencerenin arkasındaki gökyüzüyle seviştiğinde
ve teninde fışkırdıklarında
uçarı yeşil saplı fıskiyeler,
çiçek açacak olan o iki genç el
sevgili, ey biricik sevgili
inanalım soğuk mevsimin başlangıcına."
Füruğ FERRUHZAD Fotoğraf: Antalya/Falezpark 12
8 Mayıs 2011 Pazar
30 Nisan 2011 Cumartesi
BAHAR
...............
Gün sona ermeden önce
Benim bu arzumu yerine getirmelisin
Yalnız bir defa için,
Bahar çiçeklerini
Beraberce toplamağa gidelim.
Senin bahçene
İlkbahar ayları
Tekrar tekrar gelecekler.
Yalnız seninle eğlenmek için
..............
Rabindranath TAGORE
Fotoğraf: Ankara/Çankaya 11
25 Nisan 2011 Pazartesi
BEYAZ
Bir bademin altına, yorgun, oturmak biraz,
Ayrı ayrı seyretmek çiçek açmış her dalı.
Artık bütün renklerden, artık uzaklaşmalı:
Beyaz işte, aylardır gözümde tüten beyaz.
İş bitti... Uzaklarda ilk ümitler gibi yaz,
Duyuyorum bu sabah, kış içimden çıkalı,
İçimin dört duvarı bembeyaz badanalı,
Ah, sade nefes almak, göğsüme dolan bu haz...
Bir kuş ötecek şimdi... Havada bir durgunluk,
Mermeriyle konuşan açık kalmış bir musluk,
Beyaz çiçeklerini tektük düşüren kiraz.
Bahar pınarlarından içime damlayan su,
Bembeyaz çiçeklerin ıslak, temiz kokusu,
Kış bitti... Uzaklarda ilk ümitler gibi yaz...
ZİYA OSMAN SABA
Fotoğraf: Ankara/Botanik Parkı 11
26 Aralık 2010 Pazar
BİR AŞK ŞARKISI
3 Aralık 2010 Cuma
AKARSUYA BIRAKILAN MEKTUP
inceciktigül dalıydı
dokunsam kırılacaktı
dokunmadım
kurudu
gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç
ağaçlar bükmesinler n'olursun boyunlarını
neden akşam oluyorum tren kalkınca
kırlangıçlar birdenbire çekip gidince
mendiller sallanınca neden tıkanıyorum
öyle çok acımasız ki, öyle birdenbire ki
az önceki çiçekler nasıl da diken diken
gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç
Hasan Hüseyin KORKMAZGİL
Fotoğraf: Ankara/10
27 Kasım 2010 Cumartesi
DÜZENLİ DÜNYA
..........Merhaba kestane, merhaba çam
Selamün aleyküm, aleyküm selam
Kimsin, nesin, nerelisin derken
Laf açılır mı bizim akasyanın kökünden
Bir uğultudur başlar rüzgarda
Kökü dışarda, kökü dışarda...
Yahut ne olur koca bir dağ
Baş aşağı gelsin...
Aman Allah göstermesin.
Bayılırım şu düzenli dünyaya
Altta ölüler
Üstte diriler
Gel keyfim gel!
Melih Cevdet ANDAY
Fotoğraf: Ankara/10
12 Kasım 2010 Cuma
SONBAHAR

Sonbahar-ki acının değişmez dipnotudur-
Sesinin solgun göğünde
Küçük bir yıldızla bir harfi tutuşturur.
Savrulur her yana kavruk kelimelerle,
Yüreğini acıyla buruşturur.
Bakışının pasıyla zırhlanan dünya,
Binlerce pıtrak yapıştırır yüzünün kumaşına
Sonbahar-ki doyumsuz bir aşkın sonudur.
Metin ALTIOK
Fotoğraf: Ankara/10
28 Eylül 2010 Salı
SONBAHAR
13 Temmuz 2010 Salı
BİR AKŞAM GETİR BANA
Bir akşam getir bana, Bütün akşamlardan farklı
Hançerle güneşi batır deniz kan rengi olsun
En güzel yerinde değişen ufkumuzun
Yaşayalım, eskiden duyduğumuz masalı
Zamanlar kalleş şimdi, herşey artık bir oyun
Manzaralar hüzünlü insanlar ağlamaklı
Bir akşam getir bana, gizlice ve en saklı
Saatleri birer birer dudaklarında sun
Günler; şimdi kırık bir cam parçası, boyalı
Gel dinle, telleri ses vermiyor ruhumuzun
Biz bu şehirin gürültüsünde kaybolalı
Ümit Yaşar OĞUZCAN
Akbük/Didim 10
6 Temmuz 2010 Salı
YILAN YASTIĞI
Yolcu bir mağaraya uğrar Ve olaylar başlar
Kuzey ışığı, doğu rüzgarı
Güney denizleri
Günbatımı
Yasemin, zakkum, kara manolya
Başımızı koyduğumuz yılan yastığı
Efsane, zehirden sonra başlıyor
Ey içinden geçtiğim ateş
Yıkandığım su
İncinmiş sisler içinde kalbimin doğusu
Bakımsız yüzyıllardan sonra
On binlerin dönüşünü akan
Geri çağrılmış ırmaklar
Her gün gizleriyle bakıştığımız eski uygarlıklar
Kadar yabancı
Gündeliğin karanlık uğultusu
Efsanesi içimizi yakan
Yılan yastığı
Güneşin akşam dualarını söylediği mezralarda
Her şey dünyanın yaradılışına benziyor
Doğu rüzgarları ağzında zehirli yaprakları
Esiyor esiyor
Mağarada ejderha uyanıyor
Yedi uyku uyumuş yolcu
Yılan yastığı terliyor
Murathan MUNGAN
Fotoğraf: Bozbük/10
9 Haziran 2010 Çarşamba
SONRASI KALIR
On kalır benden geriye dokuzdan önceki on Dokuz değil on kalır
On çiçek, on güneş, on haziran
On eylül, on haziran..
On adam kalır benden, onu da
Bal gibi parlayan, kekik gibi bunalan
On adam kalır.
Ne kalır ne kalır
Tuz gibi susayan, nane gibi yayılan
Dokuzu unutulmuş on yüz mü kalır
Onu da unutulmuş bir şiir belki kalır
On çizik, on çentik, on dudak izi
Bir çay bardağında on dudak izi
Aşklardan sevgilerden
Suya yeni indirilmiş bir kayık gibi
Akıp geçmişsem, gidip gelmişsem
Bir de bu kalır.
Ne kalır benden geriye, benden sonrası kalır
Asıl bu kalır.
Edip CANSEVER
Fotoğraf: Antalya/10
7 Mayıs 2010 Cuma
GÖZLERİN
29 Nisan 2010 Perşembe
İNTİHAR 2
22 Nisan 2010 Perşembe
SEVGİ DUVARI
18 Nisan 2010 Pazar
MAİ DENİZ
Sâf ü râkit... Hani akşamki tegayyür heyecân?Bir çocuk rûhu kadar pür-nisyân,
Bir çocuk rûhu kadar şimdi münevver, lekesiz,
Uyuyor mâi deniz.
Ben bütün bir gecelik cûş-i ahzânımla,
O hayâlât-ı pêrişânımla
Müteşekki, lâim,
Karşıdan safvet-i mahmûrunu seyretmedeyim...
Yok, bulandırmasın âlûde-i zulmet bu nazar
Rûh-i mâsûmunu, ey mâi deniz;
Âh, lâkin ne zarar;
Ben bu gözlerle mükedder, âciz
Sana baktıkça teselli bulurum, aldanırım,
Mâi bir göz elem-i kalbime ağlar sanırım...
Tevfik FİKRET
Fotoğraf: Antalya 10
3 Nisan 2010 Cumartesi
ERGUVAN

"...........
Eğilip bir taş alıyorum yerden, fırlatıyorum denize
Ufacık bir gülüş geçiyor suyun üzerinden
Bir çocuğun gülüşü gibi
Aşkların, nice aşklarin ayrılık günü gibi
Bir sokağın ucunda kaybolup solan
Daha çok solan, aşkların solgunluğu suyun üzerinde
Korularda yoğun bir erguvan sisi.
............."
Edip CANSEVER
Fotoğraf: Antalya/10
17 Mart 2010 Çarşamba
KIRIK DEĞİRMEN
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






